Mektup - 1

Saygıdeğer efendim. Önce mahsus selam eder o pamuk ellerinizi, hürmet, saygı ve de mahcubiyetle öperim. Affınıza mazhar olabilmek için siz sayın beyefendiye bu satırları haddim olmayarak kaleme almaya başlamış bulunuyorum.

Mektup - 1

Haşa huzurdan şahsınıza ve makamınıza karşı yapılmış bir eylem değil, tam aksine yüksek şahsiyetinizin bilincinde ve de farkında olan bir kulunuz olarak ardınızda olduğumu bilmenizi dilerim.

Şahsınıza karşı yaptığım hatalar çoktur ama kabahatlerim daha çoktur.

Hatta bir gün tam odanızın önünden geçerken hafifçe yellendim diye affınıza sığınarak söylüyorum popomu yerlere vura vura cezalandırdım.

Yani şahsınıza hürmetim varlığınızda değil gıyabınızda da son derece yüksek bir o kadar da derindir efendim.

Daha birkaç gün önce içine sümkürüp yere attığınız kâğıt mendili, siz gider gitmez yerden alıp evime götürdüm ve en kutsal emanetimin üzerinde bir yere koydum. Şimdi ailece bu emaneti gözümüz gibi sakınıyor, uçmasın diye bulunduğu odada kapı, pencere bile açmıyoruz.

Hatta odanın önünde konuşmamızı bile yüksek sesle yapmıyoruz saygıdeğer yüce ruh, kıymetli efendimiz.

Zat-ı alinize yapılmış her saygısızlık, şahsıma yapılmış bir saldırıdır efendim, ama ne yazık ki, şahsımın yüce varlığınızı korumak gibi bir gücü ve kudreti mevcut değildir.

Yüksek şahsiyetinize yapılan her eleştiride bu garip kulunuz bir kenara çekilip gözyaşları içinde burnunu çeke çeke ağlar sadece.

Sizin iyiliğiniz ve sıhhatiniz için eşim ve ben her gün kabir kabir gezip ululardan şahsınıza güç, kuvvet vermesi için ricacı oluyor çaput bağlayıp adaklar adıyoruz.

Siz ki, mübarek toprakları görmüş, Beştepe’de ağırlanmış değerli Muhtarımızsınız.

Huzurunuzda saygı ve hürmetle eğiliyorum efendimiz.

Daha yüksek mevkilerde görmek dileği ile…

Mahalle sakini kulunuz…

Bendeniz cennet kuşu…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...