...Ve "neler yapılmalı?"
Gelin, beraber beyin jimnastiği yapalım.
Takımda o beklenen birliktelik havasının olmadığı aşikâr!
Herkes kafasına göre takılıyor sanki!..
Çoğu ayrı telden çalan bir orkestra gibi, kakafonik sesler çıkıyor.
Zira enstrümanlarda bir uyum yok!
Yani takım ruhu bir türlü oluşmadı gitti!
Bireysel kaliteler bir türlü toplam kaliteye dönüşmüyor!
Ligin ilk yarısında oluşan hava, sanki yalancı bahar gibiymiş.
Pastırma yazı da diyebiliriz.
Ardından Aralık ayıyla beraber, camianın iliklerini donduran kara kış, bir kara basan gibi üzerimize çöktü!
Adeta toz şeker gibi dağıldık, un ufak olduk!
Aylık transfer taksitlerinin sürekli gecikmesi nedeniyle belli ki, Le Guen de takım üzerinde yaptırım konusunda sıkıntı yaşıyor!
KAYBETMEYE ALIŞIRSAN
Oyunculardaki "özgüven" sorunu da ortada.
Beşiktaş maçı dışında reaksiyon veremeyen, kalem memuru modunda bir ekip görüntüsündeler...
"Mesaim bitse de gitsem" havasında...
8 haftadır yaşanan bu durum, "öğrenilmiş çaresizlik" durumuna doğru gidiyor!..
Eğer, tedbir alınmazsa yabancıların "loser" dedikleri, "kaybetmeye alışmış" bir takım olup çıkma tehlikesi kapıda!..
Zira, şu an; Afrika tamtamları Timsah için çalıyor...
AİDİYET DUYGUSU...
Aidiyet duygusu deseniz, yerlerde...
Bu noktada;
Harun, Batalla, Aziz, Stancu, Titi ve Ertuğrul gibi oyuncuları bu konuda ayrı tutmak gerek.
Tabii ki eski oyuncuların, geçen senenin sonundaki sahiplenişlerini, sorumluluk almalarını unutmak mümkün değil!
Lâkin bu kadarı yetmiyor!
TOPARLANALIM BEYLER' TOPLANTISI...
Duyduk ki, dün Bursaspor'un 4 kaptanı, takımla özel bir toplantı yapmış.
Kötü gidişin nedenleri masaya yatırılmış.
Hatta Stancu ile beraber, takımın eskileri, geçen sene Trabzon maçına kadar yaşanan travmatik süreçten örnekler vermişler.
Yani, "yol yakınken bir an önce toparlanalım beyler" diyerek birbirlerini ikaz etmişler.
Bunlar çok güzel hareketler.
Umut ışıkları!..
Acaba, şimdi;
Bu silkeleniş hareketleri,
Galatasaray maçına nasıl yansıyacak, çok merak ediyorum.
KAYBETMEK KOLAY, KAZANIRSAN OLAY
Hani bir söz var ya;
"Yenilmek kolay, kazanırsak olay!" diye...
Gerçekten de böyle maçlar, içinde büyük fırsatları da barındırır aslında...
Zor mu?
Evet, gerçekten çok zor!
Ama işte, imkânsız gibi görüneni başarırsanız, o zaman bu çıkış, "milad" olur!
Momentumun ibresini olumluya çevirirsiniz.
SPORTİF DİREKTÖR
Gelelim, sportif direktör hamlesine...
Bursaspor'da 5 yıldır yazdığımız ve çok geç kalınmış bir hamledir; sportif direktör...
Tabii ki transfer bitti!
Ancak yönetimle hoca ve takım arasında güçlü bir köprü kurmak için tecrübeli bir isim gereklidir. Gelecek sezonu da heba etmemek için, kadro mühendisliğine (scout) şimdiden başlamak gerekir.
Yeni sportif direktör, ekibini oluşturup, dünyayı ve Türkiye'yi taramaya hemen başlamalıdır. Futbolda geleceği planlamak çok önemli.
Zamanlama kötü gibi gözükse de, kaybedecek zaman kalmadı artık!
Bursaspor'da; gelecekler ve gidecekleri belirleme işi; Avrupa'da olduğu gibi "futbol aklı" ile olur.
FUTBOL AKLI ŞART
Menajer tavsiyeleriyle veya "aman hocam bize, senin oralardan futbolcu bul" diyerek değil!
"Zararın neresinden dönersek kârdır" hesabı, futbol aklını hemen hayata geçirmek şart!
Önder Özen'in adı gündemde...
2 güne kadar netleşir...
ÖNEMLİ OLAN LİYAKAT
Artık ben isimlere de fazla takılmıyorum.
İsimden önce yeterliliğe (liyakat) bakıyorum.
Tercihim, tecrübeliden, donanımlıdan yana...
Burada önemli olan; bu işi daha önce başarıyla yapmış kişiyi göreve getirmek...
Keşke Bursa, kendisine yatırım yapmış donanımlı isimleri daha çok yetiştirse...
Onun için kimse gocunmasın!
Darılmaca, gücenmece yok!
Zira eski usül genel menajerlik devri bitti artık...
"Adama göre iş değil, işe göre adam" bulunmalı!
GÖNDEN VE ŞAHİN
Mesela Bursa deyince aklıma gelen 2 isim var.
Mustafa Gönden...
Danimarka ve Kore'de oynamış, vizyonel bir isim.
Şu anda profesyonel futbol akademisi var...
Altyapıya yatırım yapan ve kendi adını taşıyan akademisini, kulüpleştirmek üzere... Enerjik ve girişimci bir yapıya sahip...
Ercüment Şahin...
İntertoto Kupası'nın; Musisi ve Baliç'le beraber 3 sembol isminden biri...
Şenol Güneş döneminde adı genel menajer olarak gündeme gelmişti. Ama o zamanki yönetimin hatası, bu ismi; kendileri seçmek yerine, tercihi hocaya bırakmasıydı.
Ercüment Şahin, İsviçre altyapısına sahip ve 4 yabancı dil biliyor. Avrupa'yı yakından tanıyor. Türkiye'de ve İsviçre'de antrenörlük yaptı.
Halen İsviçre'de altyapıda çalışıyor.
Ancak bu iki isim de daha önce A Takım düzeyinde sportif direktörlük yapmadı.
Yine de Bursa bazında; donanım ve yatırım olarak birkaç adım öne çıkan isimler...
***
Gündemin nabzını tutmaya çalıştım.
Bakalım, önümüzdeki günlerde ne gibi somut hamleler gerçekleşecek?
Ya da gerçekleşecek mi?