Son!

Kongreyle geldim, kongreyle giderim” inadı, yapılması gereken şeyler içinde son sırada bile yok. Bu inat, en başta Bursaspor’a zarar veriyor.

Son!

Bir yönetenin tarzı ve yaptıkları hakkında yorum yapmadan önce, bulunduğu koltuğa oturmadan evvel veya sonra ağzından çıkan cümleleri iyice bir süzüp tartmak gerekiyor. Birini yaptıklarıyla yargılayacaksak, bu sözler, vaatler en büyük delillerdir.

Basında borç konusunda söylenilen bazı rakamlar var. Şunu söyleyebilirim. 240 milyon rakamları çok yüksek. Onların 3’te birinden daha az”
“Borçları 1 günde silebilirim. Nasıl mı? Şu anda 4-5 futbolcumuz çok büyük transfer teklifi var. Bunları sattığımız zaman borcumuz kalmaz. Ama herkesin mutlu olduğu bir Bursaspor var. Bunları satarsak aynı şeyler olur mu bence olmaz”
“Bugünkü Bursaspor’dan daha yukarı, ekonomik, sportif ve kurumsal anlamda da çok iyi bir Bursaspor vaat ediyorum

Üstte sıralanmış bu söz ve vaatler de Bursaspor Başkanı Recep Bölükbaşı’na ait.
Lacoste mevzusunu, TFF Başkanı konusunda takınılan tavrı, şike soruşturmasına ilişkin sarf edilen talihsiz sözleri, taraftara dönük ayrıştırıcı söylemleri; bu sözler hafızalarımızda dururken şimdilik arka plana atıyorum. Zira son Divan Kurulu toplantısında ağırlıkla konuşulan konu da mali konulardı.

Başkan’ın son kongreden evvel kürsüye çıktığı Divan Kurulu toplantılarında sarf ettiği bu sözleri ve bugünkü durumu karşılaştırdığımızda çıkan sonuç şu; nisan ayında 240 milyon TL’nin 3’te birinden daha az olduğu söylenen borç, aradan geçen 8 ayda, vadeli de olsa, satılsa borcu 0’layacağı söylenen yıldızların çok büyük bölümü satılmasına karşın 270 milyon TL’ye dayanmış, yapılan hatalar ile kulübün kurumsal yapısı çökmüş, takımın ve Yeşil-Beyazlı armanın marka değeri diplere inmiş, camia kaosun içinde çalkalanıyor, istifalar sürecek gibi görünüyor, yolsuzluk iddiaları kulüp hakkında en çok konuşulan konu halini almış ve Bursaspor tüm bunlar üst üste eklendiğinde görülmekte ki yönetimsel bir çıkmazla karşı karşıya kalmıştır.
Pek tabii bunlara, tüm bu olan bitene küçük bir araştırmayla ulaşabilecek hedef teknik adamların başına geçme tekliflerini kabul etmediği bu takımın, sportif başarıya ulaşamadığı ve ulaşamayacağı gerçeği de eklenebilir.

Bu durumda yapılması gerekenler belli.
Başarısızlığa, tüm hatlarıyla herkesin görebildiği yönetsel kabiliyetsizliğe, taraftarın ve camianın muhalefetine rağmen “Kongreyle geldim, kongreyle giderim” inadı, yapılması gereken şeyler içinde son sırada bile yok.
Bu inat, en başta Bursaspor’a zarar veriyor.

Bursaspor kimsenin kişisel hırslarına kurban verilecek kadar küçük bir kulüp değil ve bu gerçeği görenlerin, Başkan’dan ‘SON’ bir isteği var.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...