Çok nedenle…
Tarihe geçen, yayın oldu.
Öncelikle…
Canlı yayının merkezi durumundaki televizyon kuruluşu ve moderatör tercihi, ABD sermayeli, hükümete karşı cesur olduğuyla iddia edilen Fox TV’ydi.
Fox TV’de yorumlarıyla…
Fatih Portakal’la popülerlik elde eden İsmail Küçükkaya, adaylara soruları yöneltirken, merak edilenlere yanıtlar oluşacaktı.
Gidişata bakarsak…
Küçükkaya’nın yönetimi ve konuşma akışı, kısıtlı sınır açısından adaylara dezavantaj olabilen duruma dönüştü.
Cevaplar beklenirken…
Adayların, zamanı yönetebilmede sıkıntıya düştükleri, kendilerini anlatmaya da tam fırsat bulamadıkları görülüyordu.
Açıkçası…
Canlı yayının uygulama tarzı, moderatörün sorularına cevaplar verilirken, yanıtlarla beraber, karşılıklı tartışma olmalıydı.
Tartışma derken…
Ekran kavgası, kısır döngüsü değil!
Adaylara bakarsak…
İmamoğlu’nun, yönetimsel ve kentsel açıdan taşıdığı sol siyaset anlayışını yansıttığı, özellikle kavramsal konuşmaya çalıştığı görülüyordu.
Yıldırım’ın, bakanlık ve başbakanlık dönemleriyle İstanbul’a katkılarını ve AK Parti’nin neleri yaptığına, önem veriyordu.
31 Mart’ın sonrasıyla…
İmamoğlu, 9 günlük süresiyle neleri yapmaya çalıştığını ve önünü açtığını anlatmak isterken, Yıldırım da, sayımlarla yaşanan haksızlığı vurguluyordu.
Karşılıklı sınırlı soru hakkı dışında…
Adayların, birbirleriyle karşılıklı konuşamayacakları ve tartışmayacaklarının kurallaştırılması, olmamalıydı.
Sorulara, merak edilenlere daha net, daha çarpıcı yanıt alabilmek, bulabilmek, her iki aday için de mümkün olabilirdi.
İmamoğlu’nun, özellikle yönetimsel anlayışını önem çıkarmasına karşılık…
Yıldırım da, kazanırsa…
Hükümet gücü ve ana kent belediyesinin meclis çoğunluğuyla beraber, İstanbul’a yeni, etkili hizmetler yapılacağını anlatıyordu.
İmamoğlu, İstanbul halkının kendisini mutlu hissedeceği, rahat yaşayacağı bir kentin vaadinde bulunuyordu.
Yıldırım, gündeme bomba gibi düşen ve diğer kentlerdeki AK Parti’li belediye başkanlarından da beklenen vaatlerini, önemli koz görüyordu.
Aslında…
Ekrem İmamoğlu, CHP için kurumsal olarak kendisini yukarıya çıkarmak istediği yeni bir yıldız oldu, İstanbul fırsat oldu.
Muharrem İnce’nin önüne geçen ve dönemini kapatan bir durumu oluşturan İmamoğlu, CHP için siyasette AK Parti’ye karşı, provaya da dönüştü.
Binali Yıldırım da, İzmir’de kaybetse bile…
İstanbul’un yerel yönetim bürokratlarından, başbakanlığına kadar, AK Parti için de, İstanbul’a ‘yegâne anakent belediye başkan adayı’ görülüyor.
Genel olarak…
Sol kimliğinin gereğiyle davranan bir Ekrem İmamoğlu ve devlet adamlığı kimliğini yansıtmaya çalışan bir Binali Yıldırım izledik.
Dünkü canlı yayınla…
Aslında, Türkiye kazandı!
Çünkü…
Böyle tablo, önemsenen ve savunulan demokrasi açısından yıllardır özleniyordu ve olması gerekendi.