BURSA’NIN İKİ GÖZDE TOPLULUĞU BULUŞTU
- 25-08-2026 21:06
- 25-08-2026 21:07
Uludağ Gazoz’un temeli 1912 yılında Bursa’da maden suyu üretimiyle atıldı. Erbak-Uludağ İçecek A.Ş. 1932 yılında Mehmet Hakkı Bey tarafından kuruldu, Uludağ Gazozunun formülü ise Mehmet Hakkı Beyin oğlu Nuri Zafer Erbak tarafından geliştirildi. Bugün firma Nuri Erbak’ın çocukları ve torunları 3. ve 4. kuşak tarafından yönetilmektedir. Başta Uludağ Gazozu ve Uludağ Limonata olmak üzere tüm çeşitleri Yenice Sanayi Bölgesindeki 44 bin m2 kapalı alana sahip meşrubat fabrikasında üretilmektedir. Ziyaret ettiğimiz Uludağ İçecek Çaybaşı Tesislerinde ise Uludağ Doğal Maden Suyu, Uludağ Frutti (Doğal Maden Suyu Çeşitleri) Uludağ Frutti Extra, Uludağ Frutti C-Max üretilmektedir. Bunlara ek olarak üretilen Uludağ Gazozu ve Çeşitleri, Uludağ Limonata, Uludağ Az Şekerli Portakallı Gazoz ve Uludağ Daha Az Kalorili Gazoz geliyor.
Bu tanıtımı yaptıktan sonra Mehmet Erbak sözü Unesco Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İlker Özaslan’a bıraktı, Başkan konuşmasına şöyle başladı;
Unesco Birleşmiş Milletlerin Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumudur. Eğitim, Bilim ve Kültürde uluslararası işbirliği yoluyla barışı inşa etmeği, amaçlar. Temel felsefesi barışın, diyalog ve karşılıklı anlayış üzerine kurulmasıdır. Türkiye’nin Unesco’da saygın bir yeri var. UNESCO sözleşmesini 1945’te ilk imzalayan ülkelerden biriyiz. UNESCO Milli Komisyonu da kurulan ilk komisyonlardan biridir. UNESCO Dünya Listesine girebilmek o ülke, o şehir için büyük başarıdır, şehirler ve ülkeler için toplumlar arası ilişkilerde önemli rol oynamaktadır. Bursa bu başarıyı 2014 yılında yakalamıştır. Türkiye’nin bugün UNESCO Kültürel ve Doğal Miraslar listesinde 21 mirası var, 169 devletin içinde 1199 mirasımız ile 16. sıradayız.
Büyükşehir Belediyemizin başarılı çalışmalarıyla UNESCO’nun yaratıcı şehirler ağında Dünyadaki 350 şehir, öğrenen şehirler ağında 356 şehir içinde bulunan Bursa’mız için sivil toplum kurumları, eğitim kurumları, yerel yönetimler, kamu ve kültür gönüllüleri birlikte çalışırlarsa daha birçok başarılı sonuçlar elde edilebilir.
İlker Özaslan sözlerine, Bursa UNESCO Derneği olarak 4 yeni UNESCO dosyasının yolda olduğunu duyurarak devam etti, Misi Köyündeki SOKÜM Müzesi ve kültürel etkinliklerin yanı sıra kente değer katacak yeni çalışmaları da sıraladı. Basıma hazırlanan iki yeni kitabın varlığı yanında dört yeni Somut Olmayan Kültürel Miras dosyasını duyurdu. Bu dosyalar;
Türk Sanat Müziği,
Bursa’da Ata Binme Sanatı ve At Yetiştiriciliği,
Bursa’da Mübadil Gelenekleri ve Barış Kültürü,
Osmanlı’dan Günümüze Bursa Gelenekleri ve Ritüelleri
Şimdi biraz da UNESCO’nun Birleşmiş Milletler Bünyesindeki oluşumuna göz atalım. UNESCO (Birleşmiş Milletler Kültür ve Sanat Örgütü) İkinci Dünya Savaşından sonra barışı korumak amacıyla 16 Kasım 1945’te Londra’da kurulan Birleşmiş Milletler uzman kuruluşudur. Türkiye, aralarında yer aldığı ilk 20 ülkenin sözleşmeyi onaylamasıyla 4 Kasım 1946’da resmen faaliyete geçen kurucu ülkelerden biri olmuştur.
UNESCO’nun Kuruluş Amacı ve Temel İlkeleri
. Savaşların insan zihninde başladığı ile hareket eder
. Barışı korumak için zihinsel ve manevi dayanışma kurmayı hedefler
. Eğitim, Bilim ve Kültür alanlarında küresel işbirliğini destekler
Tarihsel Süreç ve Yapı
. Kuruluş Belgesi: 16 Kasım 1945 tarihinde 44 ülkenin katıldığı konferansta kabul edildi.
. Yürürlüğe Giriş: 20 ülkenin onay vermesiyle 4 Kasım 1946’da resmen yürürlüğe girdi. Daha sonra 10 ülkenin daha onay verdi.
. Türkiye’nin Konumu: Türkiye kurucu yasaları imzalayan ilk 20 devlet arasında 10. Sıradadır.
. Merkez: Fransa’nın Başkenti Paris’tedir.
. İlk Oturum: UNESCO Genel Konferansının ilk oturumu, oy verme hakkına sahip 30 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla 10 Aralık 1946’da Paris’te gerçekleştirildi. İkinci Dünya savaşının siyasi bölünmeleri, UNESCO’nun kurucu devletlerini belirlemiştir. Japonya ve Almanya 1952’de, İspanya 1953’te üye kabul edilmiştir. SSCB 1954 yılında UNESCO’ya katılmış, 1960’lı yıllarda da 19 Afrika ülkesi birliğe katılmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlere üye olmasının bir sonucu olarak 1971’den beri UNESCO’ya da üyeliğini sürdürmektedir.
UNESCO’nun dünya genelindeki gelişim sürecine baktığımızda, uluslararası ortamda böylesine önemli ve güçlü bir kurumun ilk 20 kurucu üyesi içinde yer almamızın ve de Bursa olarak UNESCO Derneğine sahip olmanın değerini ve önemini takdirlerinize sunuyorum.