Her gün yeni bir acı… Ama aynı sessizlik…
- 20-04-2026 20:01
- 20-04-2026 20:24
Son dönemde eğitim kurumlarından gelen haberler artık tekil olaylar olmaktan çıktı.
Her gün yeni bir başlık, yeni bir şok, yeni bir açıklama…
Ve neredeyse hepsinde tekrar eden aynı cümle:
“Gerekli işlemler başlatıldı.”
Ama toplumun hafızasında kalan başka bir şey var:
Hızla kapanan dosyalar, kısa açıklamalar ve ardından gelen sessizlik…
Kahramanmaraş’ta yaşanan bir öğretmenin ve 8 öğrencinin hayatını kaybettiği, çok sayıda öğrencinin de yaralandığı vahim olay da bu zincirin en ağır halkalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Olayın ardından başlatılan soruşturma açıklaması yapılmış olsa da, kamuoyunda cevap bekleyen sorular giderek artıyor…
Nasıl oldu?
Öncesinde bir işaret var mıydı?
Bu kadar büyük bir acıya yol açacak tablo nasıl fark edilmedi?
Bu sorular sadece bu olay için değil; son dönemde yaşanan benzer vakaların tamamı için soruluyor…
Bir Zincir Gibi: Bitmeyen Olaylar…
Asıl rahatsız edici olan artık tek bir olay değil, tekrarlayan bir süreç hissi..
Bir okuldan gelen görüntüler henüz unutulmadan, başka bir şehirden benzeri geliyor…
Bir açıklama yapılırken, bir başka haber gündeme düşüyor…
Ve toplum aynı noktaya geliyor:
“Yine mi?”
Veliler açısından tablo daha da ağır. Çünkü mesele artık haber okumak değil; her sabah çocuklarını okula gönderirken içlerinden geçen o sessiz soru:
“Bugün güvende olacak mı?”
Açıklamalar Yetmiyor…
Resmi söylem çoğu zaman aynı çizgide ilerliyor:
“İnceleme başlatıldı.”
“Gereği yapıldı.”
“Kontrol altında.”
Ancak bu ifadeler, sahadaki endişeyi karşılamıyor…
Çünkü güven duygusu, sadece açıklamayla değil; şeffaflıkla, süreklilikle ve hesap verilebilirlikle oluşur…
Toplumda ise giderek büyüyen bir algı var:
Olaylar yaşanıyor, konuşuluyor, sonra hızla gündemden düşüyor…
Soru şu: Ne oluyor da sürekli tekrarlanıyor?
Eğer gerçekten sistem çalışıyorsa, neden benzer olaylar tekrar ediyor?
Eğer denetim varsa, neden erken uyarı mekanizmaları işlemiyor?
Eğer çocuklar korunuyorsa, neden bu kadar kırılgan bir tablo oluşuyor?
Bu soruların cevabı verilmedikçe, her yeni olay sadece bir “haber” değil, aynı zamanda büyüyen bir güvensizlik olarak kalıyor…
“Anlamakta zorlandığım bir dünya…”
“Anlamakta zorlandığım bir dünyada, anlaşılmayı zaten beklemiyorum.”
Bu cümle artık bireysel bir duygu değil; toplumsal bir kırılmanın özeti gibi bana göre..
Çünkü mesele sadece yaşanan olaylar değil…
Mesele, her olaydan sonra geriye kalan sessizlik…
Yaşanan tüm kayıplarda hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine sabır diliyorum..,
Ancak asıl ihtiyaç, her olaydan sonra tekrar edilen cümleler değil; gerçek bir yüzleşme ve kalıcı bir değişimin gerçekleşmesi dileğiyle..: