H. Gül KOLAYLI

H. Gül KOLAYLI

İsmetiye ormanlarıyla birlikte ata mirası da yandı

İsmetiye ormanlarıyla birlikte ata mirası da yandı

Haberlerde Demirtaş mevkiindeki orman diye geçse de, işin gerçeği yananlar İsmetiye Ormanı’nın ağaçlarıdır...

Ağaçlandırma geçmişi işe muhtemelen 1960’lı yılların sonudur...  

Nereden mi biliyorum?

Oğlumun dedesi rahmetli  Emekli Albay Ali Bozkurt ve babaannesi Saime Bozkurt orada, Rumlardan kalma üç (hatta kullanılmayan çatı katıyla 4) katlı bir evde yaşıyorlardı...

Selanik mübadili idiler.

Aile Solak Halil Efendiler diye anılırdı.

Ailenin en büyük kızı hariç kadın erkek hepsi üniversite mezunuydu...

(Uzun yıllar Diş Hekimleri Odası Başkanlığı yapan Metin Bozkurt’un babası eski Bursalıların yakından bildiği Hasan Bozkurt ve Albay Ali Bozkurt Solak Halil Efendi’nin oğullarıydı...

Bu arada yeri gelmişken, Metin Bozkurt’un kardeşi avukat Berrin Bozkurt Şişmangil’in eşi Mehmet Şişmangil vefat etmiş, kendisine rahmet ve aile bireylerine de başsağlığı diliyorum...)


İsmetiye’ye 1979-1986 yılları arasında çokça gidip geldim.

Kış mevsimini orada geçirir, oradan işe gider gelirdim.

Ulaşımı bugünkü kadar kolay değildi.

 Otobüsü kaçırdın mı, 1 saat beklemek zorundaydınız. Bir de tarlaların içerisinden geçen stabilize bir yol vardı, oradan Demirtaş kavşağına ulaşıp minibüslere binilirdi.

Minibüsün de son durağı Gazcılar girişine varmadan İnönü Caddesi’ne cephesi olan Eski Bursa Evlerinin (alt katında kasap vardı) yanıydı...

Emekli Albay Ali Bozkurt ironik mizahı çok güçlü, bir o kadar da zeki ve iyi kalpli birkaç dili ana dili gibi konuşan biriydi...

Eşi Saime Bozkurt ise Maksemli kasap Hacı Rasim’in kızıydı...  

Dün çıkan yangın, İsmetiye’nin ormanlarını, tarla ve bahçelerini yakmakla kalmamış, köy sakinlerinden bazılarının evleri de zarar görmüş... Geçmiş olsun dileklerimi buradan iletiyorum....

Köy sakinleri “Bu ormanları dedemiz dikmişti” diyerek yakanları lanetlemişler... İlk gidişim 1978 yılındaydı. Zihnime köy diye kazınmış...

Malum Büyükşehir Yasası’ndan sonra şehrin tüm köyleri mahalle oldu. Bazen ayrıştırmak adına kırsal mahalle de deniyor...

Köy sakinleri “Dedelerimiz dikmişti” deyince hatırladım...

Oğlumun dedesi dağları ağaçlandırma çalışmasını anlatmıştı...

“Eskiden bu tepeler adı gibi kel keldi. Ağaç yoktu.

Ağaçlandıralım dedik. Valiliğe gittim, Orman Müdürlüğü ile konuştum. Onayladılar.

Onlar fidanı verecek, komutan ile de görüştüm. Asker de yardım edecek. Ama köylü karşı çıktı... Yapamadık.

Ben de gidip Bursa Müftüsü ile görüştüm. Müftü geldi, camide köylüyü topladık.

Onlara orman dikmenin ne kadar önemli olduğunu, hadislerden örnek vererek anlattı. Köylü karşı çıkmayı bıraktı ve fidanları diktik. O güzel orman böylece oldu...”

Velhasıl  benim için İsmetiye tepelerindeki ormanlar emekli Albay Ali Bozkurt’un mirasıydı....

Oğlum küçükken dedesinin köpeği Pudik ile Veli dayı ve Ümmü annelerin köpeklerini alıp tek başına o tepelere tırmanır, ormana giderdi... Çocukluğu o dağlarda geçmişti...

Yandığını okuyunca içim cız etti... Hani bir söz var; “Hatırlayan son kişi de öldüğünde hiç yaşamamış gibi olursun” diye...

Hatırlamak, hatırlatmak istedim....

BARIŞIN VE KARDEŞLİĞİN KÖYÜ: KELESEN / İSMETİYE

Demirtaş bir zamanlar nahiye / belde idi... İsmetiye de Demirtaş’a bağlı bir köydü...

(Köyün eski adı Kelesen”di. Rumca olduğu ya da kelliğe atıfta bulunduğu düşünülüp adı değiştirilmiş...)

Demirtaş şimdi modern ve kalabalık bir şehre dönse de... Eski yerleşiklerinin kökeni mübadeleye dayanır... İsmetiye de, Demirtaş da mübadil yerleşimidir...

Zaman zaman Yunanistan’dan köyün eski sakinlerinin çocukları, torunları gelirdi, atalarının yaşadığı yerleri ziyaret ederlerdi...

İsmetiye’de Selanik ve Drama mübadilleri ağırlıktadır...

Yunanistan’dan Türkiye’ye göçertilen nüfusun bir kısmı Bektaşi, bir kısmı Sünni olmasına karşın, İsmetiye’ye yerleştikleri yıllardan itibaren barış ve kardeşlik içerisinde yaşamayı sürdürdüler.  

Aynı yöreden gelen inanç sistemleri farklı olan insanlar bir asır boyunca herhangi bir sorun yaşamadan yaşadılar...

İsmetiye, benim için Bursa’da barışın ve kardeşliğin simgesidir....

 

 

 

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Nihat Ataman
Nihat Ataman 7 ay önce
Gül hanım o kadar güzel doğru ve eksiksiz anlamışsınız ki hayranlıkla okudum. Bir çok satırını bire bir yaşayan biri olarak çok mutlu oldum. Rahmetli annem de anlatırdı bu ormanlar Ali abinin gayreti ile ekildi köylünün direnmesine rağmen.