H. Gül KOLAYLI

H. Gül KOLAYLI

Prof. Dr. Görür: “Bursa'nın ova bölümünün zemini çok çürük"

Prof. Dr. Görür: “Bursa'nın ova bölümünün  zemini çok çürük"

Prof. Dr. Görür: “ bursa istenirse 10 yılda depreme hazırlanır”

 Bursa’nın depremselliği yıllardır gündeme getirilir durur... Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi geçmiş dönemlerin Başkanı Engin Er başta olmak üzere İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Mimarlar Odası Bursa Şubesi  basın açıklamalarıyla, düzenlenen panellerle kamuoyu oluşturmaya çalışırlar...

Hatta Engin Er, şehrin yerel ve idari yöneticilerince Deprem uyarıları yüzünden mahallenin deprem velisi olarak görülmeye başlanmıştı...

Engin Er, yıllardır fay, heyelan ve taşkın alanlarının şehir planlarına işlenmesini, bu bölgelerde yapılaşmanın durdurulmasını, fay hatları üzerine bina yapılmamasını savunuyor ve yerel yönetimleri sürekli uyarıyordu...

Nihayet fay hatları üzerine bina yapılmaması ülkeyi yönetenlerce de çok büyük afetlerden sonra benimsendi...

Deprem üzerine yıllardır konuşuluyor... Konuşuluyor... Konuşuluyor...

Laf... Laf... Laf...

İcraata gelince...

Şimdi doğruyu söylemek gerekirse kentte bir hareketlenme var...

İstenilen ölçüde mi?

Değil...      

SÜMEN ALTI EDİLİP NADASA BIRAKILAN RAPORLAR

Prof. Dr. Cenk Yaltırak’ın yanılmıyorsam 2017’de Bursa’da katıldığı bir panel vardı... Prof. Dr. Yaltırak İTÜ ekibi olarak 1/100000’lik plana hazırlık kapsamında Recep Altepe döneminde Bursa fayları üzerinde çalışmış ve bir rapor hazırlamıştı...

Ciddi bir çalışmaydı...

O gün  bize “Siz Bursa olarak Türkiye’de ilk kez yapılan çok önemli bir çalışmaya imza attınız. Sırf o çalışma için pek çok cihaz temin ettik. Pek çok bilinmeyen fayı saptadık. Niye hiç kimsenin haberi yok? Niye kamuoyunda bilinmiyor?”

Saftirik saftirik bakmıştık konuşmacıya...

“Bizim haberimiz yoktu ki, kamuoyuna aktaralım...”

Rapor sumen altı edilmiş ve belediye bürokratlarının dolaplarının birinde nadasa bırakılmıştı...

Hatta Alinur Aktaş ilk atanıp basınla buluştuğunda bu raporu hatırlatmıştım... Daha yeni işbaşı yapmıştı, bilmesi mümkün değildi. Elbette bunu biliyordum, sadece önemli bir dosyanın varlığını hatırlatmak istemiştim aslında...

 Belediye İmar bürokratlarından birine söz vermişti; o da  profesör Yaltırak’ın çok önemli dediği raporu “öylesine, sıradan, anlamsız, önemsiz” bir çalışma olarak yansıtmıştı...

O gün Prof. Dr. Yaltırak bir türküye atıfta bulunarak dehşetengiz bir deprem uyarısında bulunmuş ve  “Bursalılar keklik gibi düz ovada avlanacaklar” demişti...

1999 depremi sonrasında 2000 yılından itibaren panelleri, basın açıklamalarını izledim. Yalova’da, Adapazarı’nda ve Kocaeli’ndeki anma törenlerine katıldım... Hem gazeteci, hem de yurttaş olarak depreme yönelik tüm uyarıları kamuoyuna yansıtmayı görev bildim. Bir işe yaramasa da yazıp durdum... “Laf, laf, laf” dediğim sürecin ne yazık ki parçası oldum, laflayıp durdum... Elimden gelen buydu...

Prof. Dr. Ahmet Övgün Ercan, Prof. Dr. Hakan Kut, Yrd. Dr. Oğuz Gündoğdu, Japon bilim insanları, pek çok akademisyen ve konunun uzmanı Bursalıları, kentin yerel ve idari yöneticilerini şehrin deprem riski konusunda uyarmıştı...

 

BURSA’NIN DEPREMSELLİĞİ, DEPREME DİRENÇLİ OSMANGAZİ

Şimdi de Prof. Dr. Naci Görür geldi... O da şehri bekleyen deprem tehlikesini anlattı...

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Bursa’nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi’ adlı söyleşiye katıldı...

Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleşen söyleşiye Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İş Sağlığı Uzmanı Dr. Şebnem Akman Balta, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve kentin bileşenleri katıldı.

Etkinlikte Bursa Sinema ve Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Öğr. Gör. Alper Keskin tarafından Kahramanmaraş depremleri sonrası çekilen fotoğraflardan oluşan ‘Deprem Geliyorum Der’ adlı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı.

Başkan Erkan Aydın şunları söyledi:

“Kahramanmaraş depremlerinin ikinci yılında, hayatını kaybeden 53 bin yurttaşımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Yaşadığımız depremler ve kaybettiğimiz hayatlar, bizlere çok önemli dersler çıkartmamız gerektiğini söylüyor.

Depremin acı gerçeğini hissettiriyor. Ancak üzerinden çok kısa bir süre geçtiğinde, toplum olarak her şeyi unutuyoruz.

Bursa’da geçmiş yıllarda büyük depremler meydana gelmiş. Olmaya da devam edecek.

Yerel yöneticiler, genel yöneticiler ve toplum olarak bu gerçeği sadece depremlerden sonra hatırlıyor olmamız, bir sonraki depremde aramızda birçok kişinin olmayışı anlamına geliyor.

Biraz ürkütücü geliyor ancak gerçek bu. Yöneticiler olarak bizlerle birlikte vatandaşlarımızın da üzerlerine düşeni yapması gerekiyor ki depreme hazırlıklı olalım.

Olası bir depremde can kayıplarını en aza indirelim.”

 

‘BİR JAPON’U ÖLDÜRSEN İMARA AYKIRI BİNA YAPTIRAMAZSIN!’

 

Bursa’nın 10 senede depreme dirençli bir kent haline dönüştürülebileceğinin mümkün olduğunu kaydeden Prof. Dr. Görür şunları söyledi:

“...İstanbul’u 25 senede depreme dirençli yapamadık; ancak Bursalılar 10 sene veya daha az zamanda kenti depreme karşı dirençli yapabilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin birimleri ve yapılanması, kentlerimizi depreme dirençli yapmaya yeter de artar bile.

Biz yeter ki devlet birimlerini harekete geçirelim. Bursa’yı depreme hazırlamak için merkezi yönetimden bir şey gelmesini beklemeyin.

Mevcut sistemi çalıştırın. Halkı deprem konusunda eğitin. Halk deprem konusunda bilinçli değilse, Bursa’yı kesinlikle depreme karşı dirençli yapamazsınız.

Halkımız barınma ihtiyacınız karşılamak için depreme dayanıksız olarak inşa edilen kaçak binalara yöneliyor. Bir Japon’u öldürsen dahi imara uygun olmayan bir bina yaptıramazsın.

Biz de ise şehirler kaçak binalar ile dolu. Bursa’yı depreme dirençli yapmak için başlangıçta paraya da ihtiyaç yok...”

 

“BURSA’NIN OVA BÖLÜMÜNÜN ZEMİNİ ÇOK ÇÜRÜK”

Prof. Dr. Naci Görür uyardı:

“... Bursa’nın üzerinde yer aldığı fay sistemi 7 ve üzeri deprem üretebilirler. Bursa, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun güney kolunu oluşturan fay sisteminin kucağında yer alıyor.

Bursa’nın ova bölümünün zemini de çok çürük. Yer altı suyu fazla. Depremde en fazla hasar verebilecek nitelikte.

Yıllardır deprem olmuyor, bana bir şey olmaz demeyelim. Bu kenti deprem dirençli yapmaya konsantre olalım. Eğer fay zonu içerisindeyseniz, ya binanızı depreme dayanıklı yapacaksınız ya da sağlam bir zeminde oturacaksanız.

Fay kırıldığı an inanılmaz bir enerji ortaya çıkar ve önüne çıkan her şeyi yok eder. Bu işin hiç şakası yok. Deprem her gün olmuyor ancak olduğu zaman da insanı öldürüyor. Deprem bir yerde bir sefer olmuş ise tekerrür periyodunu doldurduğunda muhakkak ki aynı yerde yeniden olur. Bu hiç kaçmaz...

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ