<div>Öncelikle bu atasözüne bir bakalım. Haydan gelen huya gider deriz ya; Türk Dil Kurumu buna <b>"kolay ve emeksiz kazanılan şeyler, elden kolay çıkar"</b> anlamında kullandığımız bir atasözüdür demiş. Bu atasözünü, havadan gelen bir şeyleri kaybettiğimiz durumlarda, kendimizi avutmak için de kullanırız, "amaaaan! ..." deyip..</div> <div>Oysa atalarımız hiç bir zaman boşa laf etmemiştir. Bu söz de aslında bambaşka bir anlam içerir. Allah'ın <b>"Hayy"</b> ve "<b>Hû"</b> sıfatları kastedilerek, "Rabden gelen yine o Rabbe dönecektir" denmektedir.</div> <div>Bakara sûresinin 255’inci ayeti olan Ayet’el Kürsî, “Allâhü lâ-ilâhe illâ hüve’l hayyü’l kayyûm” diye başlar. Kürsî ayetinin başındaki ifade ile Gafir suresinin 65’inci ayetindeki şu ifade de aynıdır: “Hüve’l hayyü lâ ilâhe illâ hû”. Hüve, yani O, Hayy'dır, yani diridir. İlahlar yoktur, yalnız Allah (Hû) vardır.</div> <div>Evet, hayatta hiç bir şey boşuna gelmediği için boşa da gitmiyor elbet. Yeni bir imtihana zemin oluyor. Evren genişlerken biz de büyüyoruz.</div> <div><b>O zaman ya hayaller?</b></div> <div>Arapça χyl kökünden gelen χayāl sözcüğü, Türkçe'ye hayal olarak geçmiş. Kaynaklar, "imgelem, zihinsel görüntü, gövdeden ayrılmış ruh" ifadelerinden alıntıdır diyor.</div> <div>Hayal kurarken ve gerçek olması için uğraşırken, ruhumuzun bedenden ayrılması gibi, biz de hayatın gerçeklerinden ayrılıyor olabilir miyiz? Zaten fazla hayal kurunca, doğrudan ruhumuz için değilse de, "ayakların havada" diyorlar.</div> <div>Öte yandan, hayalimiz gerçek olduğunda, o da hayatın bir gerçeği olacak... Bugünkü gerçekten başka bir gerçeğe geçiş yapacağız.</div> <div>Öyleyse, yolculuk o gerçeğe ulaşmak mıdır? Hay'at, hay'al... Hangi açıdan bakarsan bak, Hayy'dan gelip Hû'ya gidiyor.</div> <div>Ancak, bu süreçte hep bir hayal ve gerçek döngüsü var. Hayal kurmak hayatin gerçeği... Belki de hayalin illa gerçek olması gerekmiyor. Bir kitabın iki tarafa açılmış sayfaları gibi.. Kavuşamadıysan üzülme, o yine hayatının içinde, hayatının gerçeği. Gözünün bir ucu orada olsun. Hayal kurmak, boşa kürek çekmek değil. Haydan gelip huya gitmiyor, "Hayy"dan gelip "Hû"ya gidiyor.</div> <div>Bir de hayal kırıklığı var. O da başka bir şey tabii. Bu, hayalin suçu mudur, hayali kuranın mı? Bir de bu ifadeyi başkaları için kullanır insanlar; beni hayal kırıklığına uğrattın.. Sen başkasına kafanda bir kalıp çizmişsin, o kalıba uymaması onun suçu mu? Kalıbının adamı ol! falan derler bir de.. Aslında kalıbının adamı, daha doğrusu adamının kalıbı o gördüğün.. Kalıbının adamı olması, senin kalıbının adamı olması demek değil ki!.. Hayal, gövdeden ayrılan bir şeyse, nasıl dursun kalıbın içinde? Yani o hayale de biraz kulak vermeli!..</div> <div>RGKY kod isimli bir şarkı var; Rüyamda Gördüklerim Kaderimde Yokmuş diyor Kenan Erer, hayallerimle uzlaştım. Tasavvuf da tekamül diyor; zaman içinde meydana gelen gelişme, olgunlaşma, evrim...</div> <div>Link: https://youtu.be/Y0TRYB8TxQ4</div> <div>Velhasıl, hayatımızda bir hayal gerçeği var. Hayallerimiz gerçek olmasa da...</div> <div>Sevgiyle kalın.</div>