<div><b>Bazı dostlar geldi, 'Dükkanlar kapanıyor' dedi. İşte rakamlar ortada, kapanan filan yok." </b></div> <div><b>"Evimize ekmek götüremiyoruz" diyen bir esnafa, "Bu bana abartılı geldi, al bu keyif çayını iç"<span> </span> </b></div> <div><b>Bunlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerdeki sözleri. </b></div> <div><b>EYT’liler için de “Erken emekli olmak istiyorlar” diyerek konudan ve yapılan haksızlıktan haberdar olmadığını birçok defa göstermişti. </b></div> <div><b>Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un "Türkiye’de yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk sorun olmaktan kalktı" açıklamasını da geçenlerde yapmıştı. </b></div> <div><b>“Millet aç, midesine kuru ekmek dışında bir şey girmiyor” eleştirilerine AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin “Kuru ekmek yiyorlarsa zaman aç değiller” şeklindeki alaylı ifadesini de hatırlıyoruz. </b></div> <div><b>Tüm bunlar gösteriyor ki Cumhurbaşkanı başta olmak üzere hükümetin bakanları ve milletvekilleri halkın durumundan haberdar değil. Ya da daha kötüsü umurlarında değil. </b></div> <div><b>Danışmanları veya çevrelerindekiler kendilerine“ Halk refah içinde” falan mı diyorlar bilemiyorum. </b></div> <div><b>Son zamanlarda iyice ayyuka çıkan ve dijital saat gibi sürekli değişen marketlerdeki ürün etiketlerine müdahale edilmemesi bile vurdumduymazlığın bir göstergesi. </b></div> <div><b>Bu durum “Serbest piyasa ekonomisi” falan diye değil, fırsattan istifade vatandaşı öpmenin (!) serbest bırakılması diye açıklanabilir ancak! </b></div> <div><b>Ana konumuz pandemi kısıtlamalarına dönelim… </b></div> <div><b>Malum özel okullar, restoranlar, lokantalar, kafeler, eğlence mekanları, kahvehaneler, sinemalar, tribünler, amatör maçlar halı sahalar uzun zamandır kapalı. </b></div> <div><b>Neden?<span> </span> </b></div> <div><b>Çünkü Pandemi başından beri ikna edici bilimsel tek bir veri ortaya koyamayan, cümle kuramayan ‘Kerameti kendinden menkul’ Bilim Kurulu Üyeleri ve yasak meraklısı bazı tuzular gündem yapıp öyle istedi diye. </b></div> <div><b>Gerekçeleri ise kalabalık ve kapalı mekanlarda bulaş riski daha fazla olması.</b></div> <div><b>Peki daracık uçak kabinlerinde dip dibe 15-16 saatlik uçuşlardaki yolcular? </b></div> <div><b>Şehirlerarası otobüslerdeki, trenlerdeki vatandaşlar? </b></div> <div><b>Kentlerin içinde her gün belediye otobüsü, tren, metro, tramvay, füniküler, metrobüs, minibüs, dolmuş, vapur gibi toplu taşıma araçlarında seyahat eden milyonlarca insan? </b></div> <div><b>Fabrikalarda, ofislerde, işyerlerinde yani kapalı mekanlarda yan yana saatlerce çalışan milyonlar? </b></div> <div><b>AVM’lere, çarşıya, pazara, marketlere gidenler? </b></div> <div><b>Ya da geçen gün olduğu gibi iktidar partisinin il toplantısında salona toplanan yüzlerce kişi ? </b></div> <div><b>Bunlar kapalı alan değil mi o vatandaşlar risk altında değil mi?<span> </span> </b></div> <div><b>Ya Uludağ’a ne demeli? </b></div> <div><b>Kilosu 7 Lira olan portakalın suyunu 70-80 liraya satan tuzu kuru Uludağ’daki 10 tane otel sahibinin ve sosyetemizin isteği ile oteller açılıyor; ama inim inim inleyen yüzbinlerce esnafın feryadını kimse duymuyor. </b></div> <div><b>Ayrıcalıklı ! sosyetemiz çam ağaçlarının arasında kayarak süzüm süzüm süzülürken, eve kapatılmış milyonlarca insan;ancak mutfak ve salon arasında volta atabiliyor.</b></div> <div><b>Dağdaki üç beş ensesi kalın milyonlarca insandan daha mı önemli?! </b></div> <div><b>Karar mercilerinin uygulamasına bakınca aynen öyle demek ki ! </b></div> <div><b>Virüs kar-soğuk sevmiyor anlaşılan!<span> </span> </b></div> <div><b>Virüsün çok daha kolay yayılabileceği ulaşım araçları ve birçok alan serbest; ama okullar, hizmet, amatör maçlar, tribünler ve eğlence sektörü kapalı. </b></div> <div><b>Böyle bir saçmalık olamaz. </b></div> <div><b>Üstelik kapattıkları mekanlardan vergi, SGK primi ne varsa alınmaya da devam ediliyor. </b></div> <div><b>Düşünün dükkanınız devlet tarafından kapatılmış; ama, kiracı olduğun için ödediğin ve adına 'Stopaj' denen saçma sapan, akıl dışı vergiyi senden almaya devam ediyor.<span> </span> </b></div> <div><b>Adamın çarşıda dükkanı var, 10-15 bin lira kira veriyor, 750 Liralık kira yardımı yapıyorsun. </b></div> <div><b>Bunun yerine “Devlet tarafından kapatma emri verilen dükkanlardan kira alınamaz” dersin olur biter.<span> </span> </b></div> <div><b>Bu süreçte herkes fedakarlık yapıyorsa -ki yapıyor- mülk sahipleri de yapacak. Onların ne ayrıcalığı var? </b></div> <div><b>Çalışanlar için verilen ‘Kısa çalışma ödeneği’ de belli bir süreden sonra çare olmayacak. </b></div> <div><b>Bakın Almanya başta olmak üzere Avrupa’da da kısıtlamalar var; ancak oralarda devlet vatandaşın zararını büyük ölçüde karşılıyor.<span> </span> </b></div> <div><b>Sen bunu yapabiliyor musun, yapamıyorsun. </b></div> <div><b>O zaman yukarıda bahsettiğim çifte standardı da yapmayacaksın. </b></div> <div><b>Pandeminin günah keçisi lokantalar, restoranlar, kafeler değildir.<span> </span> </b></div> <div><b>Nasıl AVM'lere HES kodu ile giriliyorsa şu an kapalı olan işletmelere de girilebilir. Mağazalarda, marketlerde dip dibe alışveriş yapabiliyorsun; ama lokantalarda, kafelerde 2-3 metre mesafe ile bile oturman yasak. </b></div> <div><b>Çocuklara ve 65 yaş üstü insanlara uygulanan kısıtlamalar da artık insanları canından bezdirdi. </b></div> <div><b>Birçok insanın psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını duyuyoruz. </b></div> <div><b>Bakın vatandaşların sesleri şu an fazla çıkmıyor; ama yavaş yavaş “Yeter artık, sabrımız taşıyor” nidaları yükselmeye başladı.<span> </span> </b></div> <div><b>O nidalar çok daha kuvvetlenmeden bu yanlışınızdan dönün ve sokağa çıkma yasakları da dahil tüm yasaklara artık bir son verin. </b></div> <div><b>Zira artık insanların ve ekonominin dayanacak gücü kalmadı. </b></div>