Bursa'da Mahfel gündemi yerini Kozahan'a bıraktı. İcraat makamları müdahale yerine bizler gibi şikayet ettiğinden değişen birşey olmadı haliyle. <strong>Şimdi de Dünya UNESCO mirası Kozahan'ı konuşuyoruz.</strong> Tarihi mekandaki masa ve sandalyelerin dolayısıyla şemsiyelerin kaldırılması kararı tartışılıyor. Destekleyen var karşı çıkan var. <strong>Bende bu gündem üzerine hanlar bölgesini dolaştım. En büyükleri Kozahan, Pirinç Han, İpek Han ve Fidan Han'ı inceledim. </strong> Öncelikle öncelikle Pirinç Han'ın, hanlıktan çıkıp dev bir kafeteryaya dönüştüğünü, tarihi bir alana kabul edilemez eklentiler yapıldığını tekrar görmüş oldum. Mahfel'de dere kenarında yaşanan fecaat gibi bir durum söz konusu orada da. Pirinç Han'daki o eklentilerin tamamı kaldırılmalı, o kesin. Fidan Han'da ise ünlenen kahvecisinin etkisiyle masa, sandayle, şemsiye sayısı gittikçe artmış durumda. İlaveten Fidan Han' da dış kısım 10 yıl kadar önce Mustafa Dündar tarafından "Yeniden yapacağız" diye yıkıp kapatılmıştı. Orası da öylece kaldı. Şimdi bir çamaşırcı tarafından etrafı kapatılmış durumda. Orası da artık restore edilip açılmalı. İpek Han en sakinleri. Şimdi en turistik ve popüler Kozahan'a bakalım. <strong>Kozahan, Bursa'nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından. Konukları zaten bunun göstergesi. İngiltere Kraliçesi Elizabeth dahi Türkiye gezi programına özel isteğiyle Kozahan'ı dahil etmişti. Bursa'ya gelen yerli, yabancı tuistlerin uğramadan geçmediği muhteşem bir tarihi zenginlik.</strong> Türkiye'deki hanların en güzeli. Bunu ben de hep söylerim, gezginler de öyle. Böylesi bir tarihi mirası doğru şekilde kullanabilmek ve tanıtabilmek çok önemli. Peki biz bunu yapabiliyor muyuz? Tanıtabildiğimiz söylenemez. Kullanmak isterken ise biraz ipin ucu kaçmıştı açıkçası. O yüzden Kozahan'a müdahale edilmeliydi. Yazın plajlardaki şezlong işgali gibi masa, sandalye işgali vardı. İçinde patika gibi yollarda yürüyebiliyordunuz. Tarihi hanın görüntüsünü kapatan, bozan şemsiyeler de cabasıydı. <strong>Çayı, kahveyi gittikçe daha da fahiş fiyatlarla satan, şımaran mekan sahipleri de başlıbaşına sorundu.</strong> Dolayısıyla müdahaleyi yerinde buluyorum; ancak masa ve sandalyelerin tamamını kaldırmak pek doğru gelmiyor. Zira boş Kozahan'a Bursa'da yaşayanlar gitmez. Ancak yerli ve yabancı turistler uğrar. Bu da sosyalleşilecek alanlar bakımından AVM'ler dışında çok zayıf olan kent merkezinin Bursalılar adına daha da zayıflaması demek. <strong>Geçmişte Romans gitti, Kafe Bulvar gitti. Nalbantoğlu'ndaki mekanların çoğu gitti. Şadırvan Kafe gitti, Mahfel kafelikten çıktı, Çırahan gitti, Hüsnügüzel gitti, Wamtes gitti. Kültürpark eski günlerinde değil. </strong> Şehir merkezindeki kültür her geçen gün yok oluyor. Bu da ayrı mesele. Kozahan'a ve diğerlerine döndüğümüzde ise hanlarda sosyal alanlar kesinlikle olmalı. <strong>Bugün Roma'da Pantehon'un karşısında </strong><strong>kahve içebiliyorsunuz. Venedik San Marco meydanında da öyle. Hatta San Marco'da kafelerde canlı klasik müzik de çalınıyor. Barselona'da ünlü Sagra da Familia'nın hemen karşısında pizzanızı yiyebiliyorsunuz. </strong><strong>Paris, Amsterdam, Brugge, Floransa, Prag, Budapeşte, Viyana gibi tarihi mirasa ve mimari harikalara sahip şehirlerde tarihin içinde kahve molaları vermek turistleri mutlu ediyor.</strong> O yüzden Kozahan'da sınırlı sayıda masa olabilir diye düşünüyorum. Yapılacak düzenlemeyle bu şekilde olacağı hatta gece 12'ye kadar açık olacağı bilgisi de var. Dilerim öyle olur. Aynı şekilde diğer hanlarda da öyle. Masaları tamamen kaldırmak doğru değil. Oralar da artık bir kültür ve alışkanlık Bursalılar için. Tarihi ambiyansa uygun modelde, sınırlı sayıda masa, sandalye bence gerekli. <strong>Eskisi gibi hanın dört tarafına uygun sayıda masa ve yine uygun fiyatla - ki bu da çok önemli - satış yapacak mekanlarla orta yol bulunmuş olur.</strong> Turistlere hatta Bursa'da yaşayan herkese hitap eden bir kent merkezi istiyorsak sosyaliteyi artırmamız şart.