Bir çoğunuz " Eğer 2010 yılında sosyal medyada bu kadar aktif olsaydık bu takım şampiyon olamazdı" tespitinde bulunmuştur. Bu bana göre de son derece doğru bir görüştür. Çünkü eleştireceğiz derken kantarın topunuzunu kaçırıyoruz. Şampiyonluk yılından örnekle devam edeyim. <strong>O sezon yazılı ve görsel medya Bursaspor'un her şekilde yanındaydı. Bir iki istisna tip vardı tabii. Oyuncularımızla ilgili önemli maçların öncesinde transfer haberleri yapar, motivasyonlarını bozarlardı. </strong> <strong>Onları da bizzat uyardığımı hatta aramın bozulduğunu hatırlıyorum. </strong> <strong>Biz medya olarak bize büyük reyting getirecek ancak takımı kötü etkiyebilecek birçok haberi, gelişmeyi kullanmıyorduk. </strong> Hedefe kilitlenmiş ve o hedefe yürüyen bir takıma motivasyonu bozacak herhangi bir gelişme veya olumsuzluk yansımamalıydı. O dönem yerel medyayı yönetenler olarak bizler de buna uygun davranıyorduk. <strong>Yaşanan şampiyonlukta üzerimize düşeni yapmış olmanın huzurunu hâlâ hissederim.</strong> Günümüzde o medya şekil değiştirdi ve dijitale dönüştü. Buna ilave olarak sosyal medya da eklendi. <strong>Şahsen her ikisine de mensup olanlardanım.</strong> <strong>Sosyal medya kadromuz hele çok geniş, milyonlarcayız. </strong> Hepimiz de her konuda uzmanız (!) <strong>İçimizde normalde iki koyunu güdemeyecek kişiler sosyal medyada ülke yönetiyor ! </strong> Dilimiz, üslubumuz da son derece sert. Asıyoruz, kesiyoruz ! Neyse biz Bursaspor'a dönelim yine... <strong>Şehir ve camia Başkan Enes Çelik önderliğinde Süper Lig'e dönüş hedefine kilitlenmiş durumda 'biri hariç' engelleri bir bir aşıyoruz.</strong> <strong>O '"Biri hariç' dediğim de tahmin edebileceğiniz gibi sosyal medyamız.</strong> Kulübe büyük faydalar sağladığı gibi zarar da verebiliyor. İki ucu keskin bıçak gibiyiz. Takım 3 maçta 3 galibiyet almış. <strong>Yenilgisi yok. Gol yememiş ve zirve yarışında yer alacağını net olarak göstermiş; ancak sosyal medyada küme düşme hattındaki kulüplerin maruz kalmadığı eleştirileri alıyor.</strong> Bakın bu eleştirilerin muhataplarının son derece olumsuz şekilde etkilediğini öğrendim. <strong>Düşünün bir iş yapıyorsunuz sonuç olarak başarılısınız da ancak sürekli yetersizlikleriniz hatta gönderilmeniz falan konuşuluyor.</strong> Emekleriniz, alınteriniz görülmüyor. İşinize tekrar nasıl motive olacaksınız? Empati yapın lütfen. Bakın söz konusu eleştiri ise kralını yıllardır yapan bir yazar olarak söylüyorum bunları. Kimse eleştirilmez değildir. Ancak şu an ihtiyaç tıpkı 2010 hedefinde olduğu gibi pozitif hava ve destektir. Camianın hedefi, nasıl bir futbol istendiği Adem Hoca ve oyunculara anlatıldı. Onlar da en az bizler kadar ne istediğimizi biliyorlar. Ancak yeni bir takımız ve daha ligin başı. Daha ilk haftalardayız ve bazı şeylerin oturması için zamana ve en önemlisi desteğe ihtiyaç var. Takım bu sonuçları alırken birilerini göndermek bizim camiamız için nasıl bir imaj oluşturur iyi düşünmek lazım Geçen yıl Pablo ile bunu yaptık. Şimdi de yerine gelen Adem Hoca ile yapmak isteyenler var. İyi de nereye kadar ? <strong>Lig başlamadan Bursaspor'u zorlayacağı söylenen rakiplerin aldığı sonuçlar da ortada.</strong> Bursaspor'u hedefe iyi sonuçlar götürür. Bu her takım için geçerli Berbat bir futbol ama iyi sonuçlarla Avrupa şampiyonu olan Yunanistan'ı hatırlayın. Ya da geçmişte 25-30 golle ligimizde şampiyonluklar kazananları. Bizden bir örnek vereyim. <strong>Camianın istediği futbolu tam olarak oynayabilen, hatta mest eden; ancak tabelada başarısız olan Şenol Güneş'li Bursaspor'u mu yoksa futbol değil sonuç odaklı Ertuğrul Sağlam'ın Şampiyon Bursaspor'u mu?</strong> Hangisini tercih edersiniz? İkisi birden olsa tabii ki çok iyi olur ancak olmuyorsa da negatif olmanın anlamı yok. Buradan "tatmin etmeyen oyuna razı olun" dediğim anlaşılmasın. Oyuna itiraz ederken sonuçlara etki edecek hava oluşturulmasın, biraz daha sabır diyorum. Üsluba dikkat diyorum. Ne istediğimizi bilelim diyorum. <strong>Şahsen Süper Lig'e dönecek sonuçları alalım da sahada futbol yerine çiftetelli bile oynasak umurumda değil kafasındayım.</strong> "Bu oyun ileride kötü sonuçlar getirir o yüzden eleştiriyoruz" diyenleri de anlıyorum İyi niyetlerinden de zerre şüphem yok. Detay vermek istemiyorum.Yukarıda ifade ettim. Takım ve Hoca olumsuz etkileniyorlar, yazılanları birbirlerine gösterip üzülüyorlar. Sahaya yansıyacak diye korkuyorum. Bu etkilenmelere yönetim de dahil olabilir. <strong>O yüzden tekrar ediyorum. Adem Hoca ve öğrencileri camianın onlardan ne istediğini biliyorlar. O yönde de zaman içerisinde istenilen noktaya geleceklerdir. </strong> Sadece biraz daha sabıra ve desteğe ihtiyaçları var. Son olarak az önce bahsettiğim kısımla bitirmek istiyorum. Başkan ve yönetim kuruluyla yani. <strong>Onlar da sosyal medyadaki her mesajı çok fazla dikkate almamalılar. Zira kimin ne amaçla yazdığı belli değil. O konudaki yeterlilikleri belli değil.</strong> Ha çoğunluğun katıldığı bir görüş olur o zaman başkan ve yönetim tabii ki değerlendirecektir; ancak öyle tek tük yazılanlar dikkate alınmamalı hatta cevap da verilmemeli. Hele ben başkanın yerinde olsam sosyal medyada hiç bakmam. Yardımcılarına "Kayda değer bir şey varsa bana iletirsiniz" der geçerim. Hedefe başarıyla yürürken moral bozmanın alemi yok.