<div><b>Pandemi</b>yle zor dönemden geçen Türkiye’de, toplum sağlığı gerekçesiyle alınan karar ve uygulamalarda, hakikaten<b> tuhaflıklar</b> var.</div> <div><b>Hükümet</b>çe… Anne ve babalara, <b>3 çocuk sahibi olmaları</b> öneriliyor ve <b>çocukların eğitim</b>inden söz ediliyor.</div> <div>Böyle deniliyor, ama...</div> <div>Resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime ara verilirken, <b>çalışan annelerin çocuklarına nasıl bakacağı</b> düşünülmüyor.</div> <div>Zaten…</div> <div>Okul öncesi eğitim kurumlarının durumu, <b>pandemi</b>yle de başlı başına <b>komedi</b>ye dönüştü.</div> <div>Önce, resmi olanlara ve sonra da kapsıyor mu kapsamıyor mu tartışmalarıyla da özel işletilenlere ara verdiler.</div> <div>Bu alanda, sorun çözülmedi.</div> <div><b>Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı</b>’na tabi olan <b>kreşler</b>de ise, faaliyet sürüyor.</div> <div>İşletenler de tereddütlü ve şaşkın, çünkü Milli Eğitim Bakanlığı’na tabi olanlarla karıştırıldığı için <b>polisin müdahaleri</b>yle de karşılaşıyorlar.</div> <div>Çünkü…</div> <div>Söz konusu bakanlığın da, kendi kreşleri için karar alması gerekiyor, ama böyle karar da yok, açıklama da yok.</div> <div><b>Batılılı ülkelerde, yüz yüze eğitime devam edilirken, Türkiye’de çocuklar, ‘evde kim bakacak’ çaresizliğine de itildiler.</b></div> <div>Tüm, bu meselerde…</div> <div><b>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk</b>, ses vermedi. <b>Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk</b>’tan da, çalışan anneler ve çocukları için ‘<b>evde bakım meselesi’ </b>için ses çıkmadı. Söz konusu bu bakanlığın ismindeki <b>‘aile’</b> ibaresinin varlığının, <b>çalışan anneler ve çocuklar</b>ı için bir anlamı olmalı.</div> <div>Bu ülkede…</div> <div>Pandemiye karşı, iktidara eleştiri ve beklentiler ifade edilirken, <b>ana muhalefet</b>in dertleri arasında ve çözüm isteklerinin arasında, <b>kıraathanelerde kağıt oyunlarına serbestlik istemek </b>de vardı.</div> <div>Türkiye’de refah seviyesini anlatmak isterken, <b>özellikle buzdolabı sahiplerinin örnek gösterlimesi</b> de, kronik tuhaflığımıza örnektir. Şu an… Uzaktan eğitim döneminde bulunan çocukların ailelerinde, b<b>ilgisayarlara sahip olmanın önemi </b>bulunuyor.</div> <div><b>Pırlanta ve bazı ürünlerde, KDV’yi sıfırlayan veya düşüren hükümet, öğrencilerin bilgisayar almalarını kolayştıracak düzenleme yapmıyor. </b>Bankalar aracılığıyla <b>öğrencilerin bilgisayar alımlarına uzun vadeli ve düşük faizli kredi ve hükümetçe KDV muafiyeti gibi acil kolaylığı</b> düşünen yok.</div> <div><b>Tuhaflıklar</b> bitmiyor, bu ülkede! Pandemi gerekçesiyle mesleki eğitim kursları tatil edildi, <b>Milli Eğitim Bakanlığı</b>’nın <b>mültecilere mesleki eğitim kursları</b>, kapsam dışı tutuldu. Son sözümüz <b>muhalefet</b>e…</div> <div>Kürsüden sürekli, klişe konuşan, çatan ve toplumun özellikle belirli katmanlarına popülistçe hizmet eden siyaset tarzına değil, <b>ortak doğrulara yer veren ve baskı güücüyle sonuca gidebilen siyaset</b> ihtiyacı bulunuyor.</div>