<div>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, parti içinde demokrasi olmadan Türkiye’de demokrasi olmayacağına inanarak yola çıktıklarını belirterek, "Dün nerede durduysak bugün de aynı yerdeyiz. Türkiye ve Türk milleti söz konusu olunca ne bir adım geri durur ne de yolumuzdan şaşarız. Her şeyi görüyor, biliyor, anlıyorum. Edebali’nin Osman Bey’e nasihati kulaklarımda çınlıyor. Bundan sonra öfke başkalarına, hoş görmek bana. Güceniklik başkalarına, gönül almak bana. Bölmek başkalarına, bütünlemek bana. Herkes bunu böyle bilsin; bütünleyen, kucaklayan olmaya devam edeceğiz. Biz var oldukça şu gerçek hep önümüzde duracak. 13 asra yakın bir zaman önce Orhun Vadisi'nde taşa bir hükmü kazındı. Bugün o hükmü bu kürsüden aynı kararlılıkla tekrar ediyorum; 'Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, Türk milletinin ilini ve töresini kimse bozamaz'" ifadelerini kullandı.</div> <h3>'BÜROKRASİYİ SEYRETTİREN İKTİDARDIR'</h3> <div>Fon soruşturmasına değinen Dervişoğlu, yaşadığı bir durumu aktararak, "Geçen hafta, yeni emekli olmuş bir öğretmenle konuştum. 40 yıl tahtaya 'vatan' yazmış, bu millete hayırlı evlatlar yetiştirmiş bir öğretmen. 'İkramiyemi fona yatırdım. Devlet denetliyor dediler, güvendim' dedi. Sonra gözlerimin içine baktı, 'Devlet beni kimlerin eline bıraktı' diye sordu. Arkadaşlar, ben o soruyu duyduğumda bir öğretmenin değil, bir neslin sesini duydum. Devletine güvenen, kuralına uyan, vergisini ödeyen, çocuğuna 'dürüst ol kazanırsın' diye öğüt veren bir neslin sesini. Bu iktidar o nesle maalesef şunu empoze etti. 'Dürüst olan kaybeder, iktidara yakın olan kazanır.' O öğretmene Gazi Meclis’in kürsüsünden cevap veriyorum. Seni de milyonlarca vatandaşımızı da kimseye bırakmayacağız. Haklarınızı son kuruşuna kadar soracağız" diye konuştu.</div> <div>Dervişoğlu ayrıca, "Biz bu felaketi bugün keşfetmedik. 22 Ekim 2025’te, tam 1 yıl önce bu kürsüden, 'Kamu gücünü kullanarak manipülasyon yapan her kim varsa hesap vermelidir' dedim. 12 Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı ile SPK Başkanını adıyla uyardım. 'Bu suskunluk, suça verilmiş açık bir izindir' dedim. Kulaklarını tıkadılar, SPK tehlikeyi görmezden geldi. Borsa İstanbul gözetim görevini yapmadı. BDDK sistemdeki riski seyretti. Takasbank koruma kalkanı indirdi ama biliyoruz ki hiçbir kurum, siyasi iradenin izni olmadan bu kadar uzun süre gözünü kapatamaz. Bürokrasi seyrettiyse, ona 'seyret' diyen de bu iktidardır" dedi.</div> <h3>'SÖZÜ SENET OLMAKTAN ÇIKMIŞ BİR İKTİDARIN BÜTÇESİ, HÜKÜMSÜZDÜR'</h3> <div>İktidarın ekonomiyi yönetemediğini söyleyen Dervişoğlu, "Dişle tırnakla kurulan fabrikalarımız, işletmelerimiz, bu kifayetsiz yönetimin altında gözümüzün önünde eriyor. İstanbul Ticaret Odası’nın kayıtlarına bakın. Üyelerinin önemli bir kısmı, aidatını ödeyemediği ya da faaliyetini durdurduğu için askıya alınmış. Oda aidatını ödeyemeyen esnaftan istihdamı nasıl sürdürmesini bekliyorsunuz? Milletvekili arkadaşlarımız gece gündüz Plan Bütçe Komisyonu'nda mücadele ediyor. Komisyonda görüşülen 2027 bütçesindeki rakamlar çürümenin rakamları, Meclis'e getirilen bütçe, çöküş bütçesidir. Sözü senet olmaktan çıkmış bir iktidarın bütçesi, hükümsüzdür. Bu bütçe millete sefalet, bir avuç rantiyeye servet vadediyor. Fon mağdurunun parasını bulamayan, esnafın kredisini çeviremeyen, emeklinin maaşını açlık sınırının altında bırakan bir iktidar, milletin bütçesini yapacak itibara sahip değildir. 'Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi kuracağız' dediniz, yağma düzeni kurdunuz. Üretenin sırtına basılarak kurulan bu yağma düzeni, ilk sandıkta bu millet tarafından tarihe gömülecektir" diye konuştu.</div> <h3>'ORTADA ONURSUZ BİR PAZARLIK VAR'</h3> <div>Dervişoğlu, 'Terörsüz Türkiye' sürecine değinerek, "Geçtiğimiz günlerde İmralı’daki teröristbaşının Ada'da kendisi için yapılan yeni yerine taşındığını öğrendik. Bu haberi milletimize Adalet Bakanlığı vermedi. İmralı ulaklarından öğrendik. Bir mahkumun nerede kaldığını ulaklardan öğreniyorsak, orada devlet çürümüş demektir. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış bir hükümlünün cezasını nasıl çekeceğini idare değil, kanun belirler. Kanunda dayanağı olmayan bir uygulamayı fiilen yaşama geçiren her kim olursa olsun bunun bedelini er veya geç ama mutlaka öder. Hatırlayın bu kürsüden; 'Utanmazsanız İmralı’da grup toplantısı yapın' demiştim. Utanmamışlar, meğer salonu çoktan hazırlamışlar, yanına bir de konut yapmışlar. Bu süreç başından beri milletten saklanarak yürütülüyor. Komisyon kapalı kapılar ardında toplanıyor, kararlar heyetlerin ağzından sızıyor, millete ise yalnızca olup biteni görüp kahretmek kalıyor. Önce 'Umut Hakkı' dediler. Sonra 'Meclis’e gelsin, konuşsun' dediler. Sonra 'statü' dediler. Şimdi 'yeni yer' diyorlar. Her adımda bir kapı açılıyor, her kapıda millete 'Bir şey değişmedi' deniyor. Adına 'Terörsüz Türkiye' dediler ama ortada terörsüz bir Türkiye yok, teröristbaşının siyasetin merkezine adım adım taşındığı onursuz bir pazarlık var" açıklamasını yaptı. (DHA)</div> <h3>https://www.turkhaber.com/haber/21-ilde-nitelikli-dolandiricilik-operasyonlari-4160304.html</h3>