ZAFER ÖZCİVAN

ZAFER ÖZCİVAN

EKONOMİST - YAZAR

TRUMP DURUM ODASINDAKİ GÖRÜŞMEDEN SONRA YENİ HEDEFİN İRAN’IN STRATEJİK ALT YAPISI OLDUĞUNU AÇIKLADI

TRUMP DURUM ODASINDAKİ GÖRÜŞMEDEN SONRA YENİ HEDEFİN İRAN’IN STRATEJİK ALT YAPISI OLDUĞUNU AÇIKLADI

Dünyada milyonlarca insan savaş haberlerini televizyonlardan izler. Ancak o savaş kararlarının verildiği yerler çoğu zaman gözlerden uzaktadır. İşte bu yerlerin en bilineni, Amerika Birleşik Devletleri Beyaz Sarayı'ndaki "Durum Odası" (Situation Room) olarak bilinen özel merkezdir.

Durum Odası, sanıldığı gibi tek bir oda değildir. Birbiriyle bağlantılı toplantı salonları, iletişim merkezleri ve güvenlik odalarından oluşan yüksek teknolojiye sahip bir komuta merkezidir. Burada dünyanın dört bir yanından gelen istihbarat bilgileri anlık olarak değerlendirilir. ABD Başkanı, Savunma Bakanı, Genelkurmay yetkilileri, CIA ve diğer güvenlik kurumlarının temsilcileri burada bir araya gelerek kritik kararlar alır.

Bu odada savaşlar konuşulur, krizler değerlendirilir, askeri operasyonlar planlanır. Dünyanın birçok önemli gelişmesi önce bu odada masaya yatırılır.

Şimdi yeniden gözler bu merkeze çevrilmiş durumda.

Çünkü ABD Başkanı Donald Trump'ın ekibiyle birlikte Hürmüz Boğazı ve İran'ın stratejik altyapısını değerlendirdiği belirtiliyor.

Bu toplantının dünya ekonomisini de yakından ilgilendirdiği açık.

HÜRMÜZ BOĞAZI NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Hürmüz Boğazı denildiğinde akla sadece haritadaki dar bir deniz geçidi gelmemeli.

Burası dünya petrol ticaretinin can damarıdır.

Dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Irak ve Katar gibi enerji devlerinin ihracatı büyük ölçüde bu güzergâha bağlı.

Boğazın kapanması veya burada yaşanacak askeri bir gerilim sadece Orta Doğu'yu değil bütün dünyayı etkiler.

Petrol fiyatları birkaç saat içinde fırlayabilir.

Doğalgaz fiyatları artabilir.

Nakliye maliyetleri yükselir.

Sigorta primleri katlanır.

Sonuçta dünyanın her ülkesinde vatandaş daha pahalı akaryakıt, daha pahalı elektrik ve daha pahalı gıda ile karşı karşıya kalabilir.

İRAN'IN STRATEJİK ALTYAPISI NEDİR?

Haberlere göre ABD'nin gündeminde İran'ın stratejik altyapısı bulunuyor.

Peki stratejik altyapı denince ne anlaşılır?

Bunlar bir ülkenin ayakta kalmasını sağlayan kritik tesislerdir.

Bunların içinde;

  • Petrol rafinerileri,
  • Doğalgaz işleme tesisleri,
  • Limanlar,
  • Elektrik santralleri,
  • Askeri üsler,
  • Füze depoları,
  • Hava savunma sistemleri,
  • Komuta merkezleri,
  • Haberleşme altyapıları,
  • Enerji nakil hatları

Yer alır.

Bu tür tesislerin zarar görmesi yalnızca askeri sonuç doğurmaz.

Ekonomi de büyük yara alır.

Üretim aksar.

İhracat düşer.

Enerji sevkiyatı kesilebilir.

Ülke içinde günlük yaşam bile zorlaşabilir.

HEDEF ALTYAPI OLURSA NELER YAŞANABİLİR?

Uzmanlara göre böylesine kritik tesislere yönelik olası saldırılar zincirleme sonuçlar doğurabilir.

İran petrol üretiminde ciddi sıkıntı yaşayabilir.

Bölgedeki enerji ihracatı aksayabilir.

Petrol fiyatlarında sert yükseliş görülebilir.

Uluslararası deniz taşımacılığı daha riskli hale gelebilir.

Küresel enflasyon yeniden hız kazanabilir.

Bugün birçok ülkede enflasyonla mücadele devam ederken petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi merkez bankalarının işini daha da zorlaştırabilir.

TÜRKİYE NASIL ETKİLENİR?

Türkiye petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılıyor.

Bu nedenle bölgede yaşanacak her gerginlik doğrudan ülkemizi de etkileyebilir.

Petrol fiyatları yükselirse;

Akaryakıt zamlanabilir,

Ulaşım maliyetleri artabilir,

Sanayide üretim maliyetleri yükselebilir,

Gıda fiyatları yeniden yukarı çıkabilir.

Nakliye giderleri arttığında market rafındaki ürünlerin fiyatı da yükselir.

Çiftçinin kullandığı mazot pahalanır.

Kamyoncu daha fazla yakıt öder.

Sanayici daha pahalı enerji kullanır.

Sonunda bu maliyet tüketiciye yansıyabilir.

PİYASALAR NEDEN TEDİRGİN?

Finans piyasaları savaş ihtimalini hiç sevmez.

Belirsizlik arttığında yatırımcı güvenli limanlara yönelir.

Altın fiyatları yükselir.

Petrol değer kazanır.

Dolar güçlenebilir.

Borsalarda satışlar görülebilir.

Yatırımcılar riskten kaçmaya başlar.

Bu nedenle sadece askeri gelişmeler değil, liderlerin yaptığı açıklamalar bile piyasalarda büyük dalgalanmalar oluşturabiliyor.

DİPLOMASİ HER ZAMANKİNDEN DAHA ÖNEMLİ

Savaşın kazananı olmaz.

Bunun bedelini sadece askerler değil, dünyanın dört bir yanındaki insanlar da öder.

Çünkü enerji fiyatları yükseldiğinde ekmekten ulaşıma kadar her şey pahalanır.

Bugün küresel ekonomi zaten yüksek borç, enflasyon ve büyüme sorunlarıyla mücadele ediyor.

Buna bir de yeni bir Orta Doğu krizi eklenirse dünya ekonomisi yeni bir sarsıntıyla karşı karşıya kalabilir.

Bu nedenle gözler bir yandan Beyaz Saray'daki Durum Odası'nda yapılacak değerlendirmelerde, diğer yandan diplomasi masasında olacak.

Çünkü alınacak her karar yalnızca İran ile ABD'yi değil, petrol kuyularından market raflarına kadar uzanan çok geniş bir zinciri etkileyecek.

Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler hem enerji piyasalarının hem de küresel ekonominin yönünü belirleyecek en önemli başlıklardan biri olmaya devam edecek.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

[email protected]

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ